Cildimiz hem dış faktörler sebebiyle hem de fizyolojik nedenlerle dönem dönem farklı özellikler gösterebilir. Bazen daha yağlı, bazen daha hassas, bazen de mevsimsel faktörler nedeniyle daha kuru olabilir. Tüm bu değişimler normal olsa da aslında hepimizin doğuştan gelen, bize özgü bir cilt tipi var. Bu cilt tipini iyi tanıyarak cildimizin elastikiyetini koruyabilir, sivilce, güneş lekesi ve siyah nokta gibi sorunlardan uzak kalabiliriz. Peki cilt tipimizi ne kadar iyi tanıyoruz?

Cilt tipin hangisi? Kuru mu? Hassas mı? Normal mi? Yağlı ya da karma mı? İşte cilt tipi çeşitleri hakkında öne çıkan bilgiler…

Kuru bir cildin olduğunu nasıl anlarsın?

Kış mevsimiyle birlikte hava da kurur ve bunun etkisiyle cildimiz de diğer mevsimlere oranla daha kuru hale gelir. Sürekli ellerimize, dudaklarımıza, vücudumuza ve yüzümüze nemlendirici sürmek ister, kutu kutu kremlere doyamayız. Buraya kadar okuyup evet benim cildim de böyle, o halde kuru bir cildim var demek üzereysen, hemen durduralım. Bu yaşanan değişim sadece sana özel değil, herkesin yaşadığı bir durum. Ama eğer mevsimden bağımsız olarak sürekli bu hali deneyimliyorsan, o zaman evet, kupkuru bir cildin var demektir. Kuru bir cildin yaşadığı sıkıntıları şöyle özetleyebiliriz:

  • Kuru cilt, yağ bezelerinin epidermis tabakasını nemlendirmek ve korumak için yeterli miktarda yağ üretememesi nedeniyle oluşur. Bu yağ eksikliğinin nedeni sert sabunlar, hava, güneşe maruz kalma, egzama ya da genetik kaynaklıdır. Kuru cildin en büyük handikabının nemsizlik nedeniyle çabuk kırışması ve erken yaşlanması olduğunu söyleyebiliriz.
  • Kuru bir ciltte çoğu zaman çatlama, kızarıklık, tahriş ve iltihaplanmaya neden olan rahatsız edici bir kaşıntı hissi vardır. Aslında bu açıdan hassas ciltlerle akraba olduğunu söyleyebiliriz. Hassas ve pembe görünen cilt çoğunlukla kurudur. Ancak her kuru cildin hassas olduğunu söylersek yanılmış oluruz.
  • Eğer cildini duş sonrasında kuru hissediyorsan, bunun en önemli nedenleri, kullanılan ürünlerin içeriğinin ağır olması ve çok sıcak suyla duş almaktır. Zaten tabiatıyla yağsız olan bir cilt, ekstrem bir sıcaklığa ve kimyasallara maruz kaldığında savunmasız kalır.
  • Aynaya yakından bakıldığında kuru cildin daha yıpranmış ve solgun olduğu görülebilir. Bunun nedeni cildin ölü hücrelerden kurtulamamasıdır.
  • Bir avantaj olarak, kuru cildin daha az yağ üretmesi nedeniyle gözeneklerin çok daha küçük olduğu gözlenir.
  • Güldüğünde ağız çevrende veya göz etrafında oluşan çizgi ve kırışıklıklar da kuru bir cildin olduğunu gösterir. Az yağlı bir cilt, diğer cilt tiplerine göre yaşlanmaya daha meyillidir.
  • Kuru bir ciltte elastikiyet azdır. Bunun da nedeni kuruyan ciltte bariyer fonksiyonunun boşa düşmesinden kaynaklanır. Cildin bariyer işlevi, cildi nem kaybından, serbest radikallerden ve bakterilerden koruyan lipidlerden (yağlardan) oluşur. Cilt kuruduğunda bariyer işlevi zayıflar, cildi sert hava koşullarına ve diğer stres maddelerine karşı daha savunmasız bırakır.

Ne yapmalı?

Elbette kuru cildin çaresi, doğal yağlar ve bol nemlendirici şifalı ekstreler içeren nemlendirici ürünlerde. Vitamin içeren besleyici serum, nemlendirici, göz kremi, esans ve tonik gibi kuru cilt ürünlerini cilt bakım rutinine dahil etmek, geçmişte gerçekleşen hasarın da onarılmasına yardımcı olur. Hafif ve doğal içerikli ürünlerden kullanabilir, bol bol su içebilir, cildini ölü deriden kurtaracak peeling uygulamaları yapabilirsin. Sıcak suyla duş, agresif cilt bakım ürünleri ve bol kimyasallı deterjanlardan uzak durman da oldukça önemli.

Kuru ciltler için önerdiğimiz çok etkili ürünler burada

Yağlı bir cildin olduğunu nasıl anlarsın?

Sağlıklı bir parlak cilt görünümü ile can sıkıcı bir yağ parlaması arasında baya ciddi bir fark var. Eğer yaşadığın parlama sadece yaz mevsiminde, sıcak havalar nedeniyle gerçekleşiyorsa, bunda bir sorun yok. Ama eğer buz gibi bir kış mevsiminin ortasında bile bu durumu yaşıyorsan, o zaman cildinin yağlı bir yapısı olduğundan söz edebiliriz.  Yağlı cildin yaşadığı sıkıntıları şöyle özetleyebiliriz:

  • Ergenlik dönemiyle birlikte hormonlarımız daha çok çalışır ve cilt daha çok yağ üretmeye başlar. Eğer cilt bu döneme sıkışıp kaldıysa yağlanma sorunu devam eder. Genetik, iklim, cildin susuz kalması ve yanlış cilt bakım ürünleri de ciltte yağlanmaya neden olabilir. Bu tür bir durumda en sık yaşanan sorun sivilce ve siyah noktadır. Çok fazla yağ üreten yağ bezleri nedeniyle bakteri oluşumu artar ve gözenekler tıkanır.
  • Yağlı cilde her zaman cilt lekelerinin de eşlik ettiğini söyleyemeyiz. Ama eğer cildin yağlıysa lekeye daha meyilli olduğun bir gerçektir. Ölü cilt ve gözeneklerde biriken kalıntılar sonucunda çoğunlukla ciltte bakteri gelişir. Bu da akne ve iltihap oluşmasına neden olur. Bu gibi durumlarda sivilcenin iyileşmesi daha zordur ve sivilce lekesi oluşma olasılığı artar.
  • Bu tür bir ciltte yağ bezeleri hiperaktif bir şekilde çalıştığı için gözeneklerde normalden çok daha fazla yağ birikir. Bu da özellikle T bölgesinde çok daha büyük gözeneklerin oluşmasına neden olur.
  • Bazen neden sadece susuzluktur. Cildin yağlı olsa da dokunduğunda kuru bir his veriyorsa, susuz kalmış demektir. Deri susuz kaldığında yağ bezeleri bu eksikliği yağ eksikliği ile karıştırır. Cildimizi nemli tutmakla görevli olan yağ bezeleri, aşırıya kaçarak sorunu gidermek için daha fazla yağ üretir. Bu durum ince çizgiler ve pullanmayla da kendini gösterebilir.
  • Bol pudralı mat bir fondötene rağmen makyajın uzun süre dayanmıyorsa sebebi yağlı cilttir. Makyaj ürünleri yağ bazlı olduğundan, cildindeki yağ makyaj malzemelerinin içerisindeki yağı çeker ve parçalar. Bu da makyajın ömrünü kısaltır. Nemli bir ciltte ise makyaj çok daha uzun süre sorunsuz dayanabilir.
  • Cildinin parlamasından bıkıp usandıysan, ağır içerikli ürünler kullanarak bu sorundan kurtulma yolunu denemiş olabilirsin. Ancak bu uygulama sorunu daha da kötüleştirmeden başka bir işe yaramaz. Susuzluk sorununda da bahsettiğimiz gibi, nemsiz kalan yağ bezeleri bunu yağ eksikliği ile karıştırarak uzun vadede çok daha fazla sebum üretmeye devam edecektir.

Ne yapmalı?

Öncelikle cildini dengelemek için hafif bir yağ bazlı ve su bazlı temizleyiciyi bir arada kullanman gerekiyor. Hatta iki aşamalı temizlik yazımızı mutlaka okumalısın. Haftada bir kaç kez maske yapmak cildi nemlendirir ve gözeneklerin tıkanmasını önler. Cildini arındırma işlemine dengeleyici bir tonik eklemeli, haftada birkaç kez yağlarla daha çok etkileşime giren salisilik asit gibi BHA içerikli peeling uygulamaları yapmalısın. Cildini su bazlı bir nemlendirici ile nemlendirmeli, sebum dengeleyici cilt bakım ürünlerinden seçmeye özen göstermelisin.

Yağlı ciltler için önerdiğimiz çok etkili ürünler burada

Normal bir cildin olduğunu nasıl anlarsın?

Şu herkesin özendiği normal cildin yapısına bir bakalım. Normal cildin nemli, iyi beslenmiş, parlak ve sağlıklı bir görünümü vardır. Cildinle ilgili sık sık iltifat alıyorsan, muhtemelen normal bir cilt tipine sahipsin. Normal cilt özellikleri şöyledir:

  • Çoğu insanın gençlik yılları sivilce ve siyah nokta gibi cilt sıkıntıları ile boğuşarak geçti. Ancak normal cilt her daim bebeksi tenini korur. O da geçmişte cilt sorunları yaşamış olabilir, ancak ergenlikten sonra cildi sakinleşir ve dengesini bulur.
  • Siyah nokta yoktur. Gözenekler ne büyük ne de küçüktür. Normal gözüktüğünden dikkat de çekmez.
  • Yumuşak ve esnektir. Tahriş, yıpranma ya da kızarıklık görülmez. Cilt tipi, havadaki değişimler boyunca stabil kalır. Yazın hafifçe yağlanabilir veya kışın daha kuru hale gelebilir, ancak hızlı bir müdahale ile hemen normale döner.
  • Ne yağlı ne de kurudur. Bu nedenle cilt dengesini koruyan ürünlerden kullanılması tavsiye edilir.

Ne yapmalı?

Şükretmeli ve cilt bakım rutinine özen göstermelisin. Her gün temizlik, tonikleme, nemlendirme ve güneş koruyucu aşamalarını mutlaka uygula. Yaş alan cildin için kolajen içerikli ürünlerden tercih edebilir, antioksidan cilt bakım ürünleriyle cildine bakım yapabilirsin.

Yaşlanma karşıtı ürünleri cilt bakım rutinine katmaya ne dersin?

Hassas bir cildin olduğunu nasıl anlarsın?

Cildinin daha önce verdiği can sıkıcı tepkiler nedeniyle yeni bir ürün alırken şüpheci davranıyorsan ya da kimyasal ve koku içermeyen ürünlerden almaya meyilliysen, cildin büyük olasılıkla hassastır. Hassas cildin yaşadığı sorunlar şöyledir:

  • Hassas cilt nem ve sebum dengesinin ortadan kalkmasından kaynaklanır. Cilt sıklıkla kırmızı görünür ve/veya sürekli olarak kaşıntı, yanma ve tahriş  sorunu yaşar. İltihap ya da enfeksiyon sorunu da daha sık görülür.
  • Özellikle kış aylarında, havanın kuru olduğu zamanlarda kızarır ve tahriş olur. Kaşıntı ve pul pul dökülme sık yaşanan sorunlar arasındadır.
  • Hassas cilt değişimi sevmez ve yeni bir ürün karşısında genellikle kötü tepki verir. Bununla birlikte genellikle bu tepkinin nedeni, kimyasal ve koku içeren, ağır içerikli bir ürün kullanmaktan kaynaklanır.
    Bu tür bir cilde peeling uygulaması iyi gelmez. Kimyasal içerikli peeling ürünleri ve ovma işlemi cildin zarar görmesine neden olur.
  • İnce cilt, hassas cildin bir başka işaretidir. Doğal bariyer fonksiyonu zayıf olan ince cilt, hassas, kuru, zayıf, kırmızı ve bakteri üremesine yatkındır. Bariyer işlevi güçlenen bir cilt ise çok daha sağlıklı ve nemlidir.

Ne yapmalı?

Hassas ciltlerde sık rastlanan egzama, gül veya sedef gibi bir rahatsızlığın varsa doktor tavsiyesi ile hareket etmen önemli. Bunun dışında, cildin nem dengesini koruyan ürünler kullanabilir, cilt bakım ürünlerinin parfümsüz ve alerji yapmayan ürünler olmasına özen gösterebilirsin. Cildimizdeki bariyer yapısını taklit eden ve bu yapıyı destekleyen peptid ve lipit gibi içerikleri bulunduran cilt bakım ürünleri de hassas ciltler için oldukça idealdir. Ve tabii ki, her yeni ürünü önce bilek içinde, küçük bir alanda denemek ve ardından cilde uygulamak, olası alerji sorunlarının önüne geçer.

Hassas ciltler için en etkili cilt bakım ürünleri

Karma cildin olduğunu nasıl anlarsın?

Tüm bu cilt tiplerini okudun ve senin için etkili olacak bir çözüme varamadın! O halde yüksek ihtimalle karma cilt tipine sahipsin. Karma cildin yaşadığı sorunlar şöyle:

  • Hava kirliliği ve güneş gibi faktörler maalesef karma cilt tipinin giderek daha yaygın hale gelmesine neden oluyor. Bu cilt tipi, yüzün farklı bölgelerinde cilt tipinin farklı olduğu anlamına gelir. En yaygın karma cilt tipi, T bölgesinde yağlanma ve kuru yanak bölgesi ile karakterize edilir. Bununla birlikte farklı kombinasyonlar da olabilir.
  • Karma ciltlerde cilt tipi sürekli olarak değişir. Bazı günler kuruluk, bazı günler de yağlı görünüm esastır. Özellikle mevsim geçişleri bu durumu etkileyebilir.
  • Bu cilt tipinde büyük gözenekli görünüm genellikle T bölgesindedir. Siyah nokta ve sivilceye yağ bezelerinin burada daha çok çalışması nedeniyle yüzün orta bölümünde, burunda ve alında rastlanırken, yanak ve çenede ise daha çok leke ve irritasyon sorunu ortaya çıkar.
  • Karma ciltlerde en büyük tetikleyicilerden biri nemsizliktir. Cildin susuz kalması sadece tahriş olmasına neden olmakla kalmaz, aynı zamanda yağ üretimini de uyarır. Bu da yağlı ve kuru görünümün bir arada deneyimlenmesi sonucunu doğurur.

Ne yapmalı?

T bölgesini yağlardan nazikçe arındıracak ve diğer bölgelerin nem dengesini bozmayacak su bazlı bir temizleyici kullanmalı, yatıştırıcı ve besleyici bir tonikle cildi desteklemelisin. Peeling için hafif formüle edilmiş ve yatıştırıcılarla desteklenmiş BHA içeren ürünleri tercih edebilirsin. Doğal bir asit olan BHA, cildin derinliklerine inerek siyah noktalardan arınmayı sağlar.

Gözenek bakımı, yağ kontrolü ve elastikiyet kaybı için önerdiğimiz ürünlere göz atmayı unutma! Cilt tipin hangisi karar verdiysen Kore güzellik dünyasından müthiş formüller burada!

Bir yorum yaz