Dünyaya olan olumsuz etkimizi nasıl azaltabiliriz? Alışık olduğumuz yaşam tarzının, insan ve doğa için oluşturduğu tehlike artık bir sır değil. Su ve toprak gibi hayati kaynakların kirlenmesi, yaşadığımız iklimin değişmesi gibi ciddi sorunlar hayatımıza artan şekilde etki ediyor. Ancak bu sorunları çözmek için çok geç değil.

Hayattaki küçük değişiklikler büyük değişimler yaratabilir!

Yaşam tarzını, insanı ve doğayı koruyacak şekilde değiştirmeyi “sürdürülebilirlik” olarak adlandırıyoruz. Sürdürülebilir yaşam, dünya gündeminin en çok konuşulan konuları arasına girmiş durumda. Eğer insanlık günümüzdeki tüketim alışkanlıklarını devam ettirecek olursa çevre kirliliği, iklim değişikliği gibi küresel sorunlar, dünyayı yaşanamaz hale getirecek. Bu nedenle, dünyadaki yaşamın “sürdürülebilmesi” için, daha bilinçli ve çevreye duyarlı tüketim alışkanlıkları edinmeye çalışıyoruz.

Senin için küçük, dünya için büyük adımlar atabilmen için 8 öneri derledik!

1. Yeniden kullanılabilir ürünler ile plastik atığına meydan oku… Yaşasın sıfır atık!

Her yıl 8 milyon ton plastik atığının kıyılardan okyanusa karıştığını biliyor muydun? Maalesef doğaya bırakılan bu atıklar gerçekten yok olmaz. Yalnızca başka bir biçim alarak bize geri döner. Tek kullanımlık plastik ambalajlar da aşınarak çok daha küçük boyutlara inse bile, besin kaynakları ve içme suyu bünyesine girerek sağlığımızı tehdit ediyor.

“Mikroplastik” denilen gözle görülemeyecek kadar küçük parçacıkların sağlığımıza olan ciddi etkilerinden korunabilmek için su şişesi, plastik poşet gibi plastikleri yeniden kullanılabilir alternatifler ile takas etmemiz yaşamsal önem taşıyor.

Sen de alışverişlerini file ya da bez çantanda, suyunu mataranda, kahveni yeniden kullanabilir termosunda taşıyarak sıfır atık yaratmayı hedefle! Böylece su ve toprakta biriken plastikleri azaltmayı destekleyebilirsin.

2. Geri dönüşümlü olanı tercih et!

Geri dönüşüm, yarattığımız atık miktarını kontrol altında tutmamıza yardımcı olur. Kolayca geri dönüştürülebilen ambalajlı ürünleri seçmek, atıkların su ve toprağı kirletmek yerine yeniden değer kazanmasını sağlar. Yani atık dediğin çöp değil, hazine!

Cam, sonsuz defa geri dönüştürülebilme özelliği ile doğa dostu materyallerin sultanı diyebiliriz. Doğa dostu kozmetikte lider bir marka olan Aromatica, bu nedenle cam kullanımını arttırdı. Reviving Rose Infusion Treatment Toner, minimalist cam tasarımı ve kolaylıkla geri dönüştürülebilen polipropilen kapağı ile eşsiz bir tonik.  Circulating Body Oil Juniper Berry & Ginger ise %90 oranında geri dönüştürülmüş camdan üretilerek sürdürülebilir kozmetik alanında çığır açıyor.

Sen de geri dönüştürülmüş materyallerle paketlenmiş ürünleri tercih ederek daha çok markanın sıfır atık ilkesini desteklemesini sağlayabilirsin. Günlük hayatında plastik, cam ve metal ürünleri geri dönüşüm kutularına ayrıştırarak, değerli materyallerin su ve toprağa gömülmesine engel olabilirsin.

3. Doğada çözülebilen güvenli ambalajlar seç!

Bazı atıkların geri dönüştürülmemesi ve çöp toplama alanlarına gömülmesi kaçınılmaz. Maalesef, plastik, metal ve kâğıt malzemelerin sonsuza dek yeniden kullanılabilmesi mümkün değil. Bu nedenle ürün ambalajlarının, toprağa gömüldüğü taktirde insan ve çevre sağlığı için güvenli olmasına özen göstermek gerekiyor.

Doğal ve temiz içeriklere odaklanan Benton, Let’s Carrot Oil ile bir ilke imza attı. Ürünün karton ambalajı, %100 biyoçözünür olma özelliğindeki şeker kamışından kâğıt ile soyadan elde edilen mürekkep kullanılarak üretilmiş! Bu sayede paketleme, üretim fazlası doğal materyallerin değerlenmesini sağlıyor. Kozmetik endüstrisinde bir sıfır atık örneği!

4. Kullanmadıklarını paylaş!

Dolabına dönüp baktığında fenalık geçirecek noktaya geldiysen bir şeylerin değişmesi gerekiyor demektir. Ama dur, artık kullanmak istemediklerini çöpe atma! Onları ailene, arkadaşlarına ve ihtiyacı olanlara dağıt. Senin işine yaramayan bir eşya, bir başkası için çok değerli olabilir.

Çevrende küçük bir ikinci el ağı kurmaya ne dersin? Kullanmadığın giysileri ve eşyaları, hatta cildine uymayan kozmetikleri başkaları ile takas et! Bu sayede hem doğa, hem birbiriniz için değer yaratabilirsiniz.

5. LED aydınlatmaya geç!

LED ampuller, şeffaf ampullere göre altı kat daha verimlidir ve elektrik tüketimini %80 azaltır. Üstelik çevre için zehirli bir madde olan cıvayı içermez!

Gündüz saatlerinde en mükemmel ışık kaynağından faydalanmayı da unutma. Güneş ışığı hem zihinsel hem de bedensel sağlığımız için çok değerli. Bu yüzden kapalı alanlarda çalışırken perdeleri aç ve günü selamla! Hem doğa hem de elektrik faturası için %100 doğru seçim!

6. Soğuk su ile barış!

Dikkat! Çamaşır yıkanırken kullanılan elektriğin %90’ının suyu ısıtmak için harcandığını öğrenmek, soğuk duş etkisi yaratabilir. Üstelik günümüzde deterjanlar o kadar etkili ki, aslında iyi bir temizlik için sıcak su kullanmaya gerek yok. Ayrıca, çamaşır makinesini sadece tam dolduğu zaman çalıştırarak yılda 45 kg CO2 gazının atmosfere salınmasını önleyebilirsin.

7. Mevsime göre giyin!

Kış gelirken tişört ve ince gömleklerinle vedalaşmak istemediğini biliyoruz. Ama kazaklarının da sevgiye ihtiyacı var. Enerji tasarrufu için, bütün evi fazlasıyla ısıtmak yerine ince kıyafetlerini kış uykusuna yatırman gerek. O yüzden sıcacık kazak ve hırkalarını kucakla ve soğuk mevsimin özgün tadını çıkar!

8. İhtiyacın olanı al!

Alışverişe çıktığında karşına çıkan tüm o göz kamaştırıcı seçenekler, içindeki çocuğu harekete geçirip hepsini eve götürmene sebep oluyor olabilir. Bir sabah gözlerini açtığında, odanda ayak basacak yer kalmamış olabilir. Bu da elden çıkarılması gereken bir dolu eşya ve bir sürü zahmet demek. Oysa sıfır atık hedefi, sahip olduğun her şeyden fayda görebilmektir.

O halde alışverişte birinci ilkesi: İhtiyacına göre alışveriş! Bunun için de kendini ve gereksinimlerini iyi tanımalısın. Elbette bu durum cildin için de geçerli. Justin Beauty ekibi olarak cildinin ihtiyaçlarına göre doğru seçimleri yapman için hep yanındayız. Instagram ve diğer sosyal hesaplarımızdan bize daima ulaşabilirsin!

Bir yorum yaz